Ölgü ile döngü arasında kaldı aklım,
Ayaklarım sarı saman balyalarında.
Ruhumsa ılık rüzgarın, uğuldayan kokusunda kaldı.
Kuzular meledikçe, kahkahayla gülüşün kaldı.
Bir mısır goncunu yüzüne çala çala yiyişin...
Ama hiç düşünmemiştin, nereye bu gidişin?
Aklımda , herşeyden habersiz mavi gözlerin kaldı
.
Ya olmalıydı bu uçurtma,
ya olmalıydı; senin için.
Annenin elindeki nasır yırtardı onu,
Ha dikendi annenin elleri;
ya da sözleri şurup gibi zehir.
Aklımda annenin, acı şefkati kaldı
.
Küçük, sarı saçlı, çilli kız..
Aklımda sarı saçlarını iki tarafa ayırıp,
iki örgü yapman kaldı.
Örgülerin biri baban , diğeri annendi sanki,
Ayrı ayrı, birbirinden uzak..
Baban savaşın sıcağında,
Annen tarlanın tam orta ayazında kaldı.
Baban ölgü de , annen döngü de kaldı .
Söyle küçük kız, sana ne kaldı?
Nazlı AKKAYA
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder